|
|
KÖY ENSTİTÜLÜ SANATÇILAR DİĞERLERİ
Mehmet BAYRAK
Yukarıda kısaca değinerek ürünlerini verdiğimiz sanatçıların dışında kalanlarıysa ürünleriyle şöylece sıralayabiliriz. (Buraya yalnızca yazınsal çalışma yapanlar alındığından, başka alanlarda ürün verenler alınmamıştır):
ŞİİR
Recep Bulut : Tamamı şiir türünden olan şu kitapları yayımlandı: Beyaz Mavi (1959), Doğudan Çizgiler (1968), Halk Trenleri (1972).
Nebi Dadaloğlu : Şiir kitapları şunlar: Gardaşlarım (2. bas. 1968), Ellerimiz (1971), Gıllı Çarık
Hazım Zeyrek : Gada (şiir-2. bas. 1966)
Haşini Kanar : Yadırgadılar Bizi (şiir-1968)
Mecit Aşkan : Bizimkiler (şiir-1969)
Maksut Doğan : İkisi de şiir olmak üzere şu kitapları var: Yağmura Durmuş Üç Kişi (1960), Bırak Büyüsün. (1975)
Fehmi Salık: Tümü şiir olan şu kitapları var: Düş (1961), Hoş Geldin Mustafa Kemal (1964), Şiro (1969).
Enver Atılgan: İkisi şiir, Nuh'un Adamı (1963), Eko-Can (1969); biri araştırma Ergani (1967) olmak üzere üç kitabı var.
Şerif İken: Akvaryum (şiir-1972).
Vehbi Polat: Biri şiir, 71'in İniltisi (1974), öteki köy notları, Acı Anılar (1965) olmak üzere iki kitabı var. Osman Bolulu: Yardımcı ders kitabı niteliğindeki çalışmaları dışında üç şiir kitabı var: Dalların Ucundaki (1955), Bileşim Çizgisi (1963), Gündemdışı (1970).
Hüseyin Avni Tatar : Andımız (şiir-1968), Bu Vatanda Bu Bayrak (şiir-1968).
Mehmet Adem Solak : İçimde Yeşeren Bahar (Şiir-1968).
Bu bölüme, çoğu henüz şiirlerini kitaplaştıramayan şu adları da ekleyelim:
İbrahim Osmanoğlu, Kemal Bayram Çukurkavaklı, Hasan Turan, Arif Arslan, Hüseyin Başaran, Yusuf Gür, İbrahim Şimşek...
Ayrıca şiirsel ürünleri olup başka alanlarda kitapları bulunanlar var:
Ahmet Uysal : Mapusane Şiirleri Antolojisi (1974).
Aydın Aydemir : Nâzım (inceleme-1970).
Düzyazı (Anlatı türünde)
Selahattin Şimşek : Hakkari Dedikleri (köy notları-1969), Köycü Oktay (çocuk romanı-1961).
Hayrettin Uysal : Yollar Çamur (köy notları, hikâyeler-1960), Sapanca (1957).
Ali Kemal Gözükara : Yırtık Pabuçlar (hikâye-1965), İbili'ye Mektuplar (hikâye-1970).
Mahmut Yağmur : Dertler Pazarı (köy notu-1957), Ekmek ve Özgürlük (deneme, makale-1965).
Mustafa Şanlı : Yeşil Kent (gezi notları-1967).
Arif Baş : Kısır (hikâye-1971)"'.
Bu bölüme de Ali Dündar, Hüseyin Sezgin, Esef Işık... gibi adlar eklenebilir.
Deneme-İnceleme-Eleştiri
Bu öbeğe girebilecek durumda olan üç kişi var: Ahmet Köklügiller, Ali Çiçekli ve Refet Özkan.
Şiirle başlayan Köklügiller'in sonraları deneme, inceleme türüne yöneldiği görülür. Ağrılı Üçgen (şiir; M. Uz ve İ. Atlıhan'la birlikte-1960); 150 Soruda Türkçe Temel Bilgiler; Noktalama ve İmlâ Sözlüğü (1973); Nutuk (Atatürk'ün söylevinin çocuklar için kısaltılmış ve sadeleştirilmiş baskısı-1973); Şair ve Yazarlarımız Nasıl Yazıyorlar? (1974). Köklügiller'in bu kitapları daha çok yardımcı ders kitabı türünde. Deneme ve eleştirilerini henüz toplamadı.
Özellikle edebiyat, araştırma ve incelemelerine ağırlık veren Ali Çiçekli'nin ise şu kitapları var: Divanü Lügat-it Türk (1970), İslâmlık Öncesi Türk Edebiyatı Ve En Eski Metinler (1970), Yunus Emre (1971), Kompozisyon Klavuzu (1972).
Önceleri daha çok köy notları yazan Refet Özkan, son yıllarda daha çok deneme-eleştiri türünde yazdı. Ancak çalışmaları kitaplaşmış değil..
Burada adı anılmamış olup edebiyat alanında kitap yayımlamış olanlar olabilir. Bu tip ilk çalışmalarda mutlaka gözden kaçan oluyor; ancak buradaki dökümün Köy Enstitülü ozan ve yazarların tamamına yakınını yansıttığı söylenebilir.
c- Sonuç
Köy Enstitülü sanatçılar dün çok şey söylediler, bundan sonra da uzun süre söyleyecekler. Dün kentli için kapalı kutu olan köy gerçeğini serip döktüler tüm çıplaklığıyla. Köy ve köylü dünyasını değişik boyutlarıyla edebiyat gündemine soktular. «Rasgele doğup, ezbere ezbere büyüyen ve yanlışlıkla ölenleri» tanıttılar bilmeyenlere.
Bugün de görevleri sürüyor onların. Bilinç ve sorumlulukları daha da artmış olarak sürüyor. Ve üstelik hem toplumun, hem de edebiyatın sorunları olgunlaştı, netleşti. Kapitalistleşme süreciyle köy ve kent emekçileri yeni bir konum kazanırken, toplumcu edebiyat da yeni bir konum kazandı.
İnanıyorum ki, bu alanda en iyi, en güzel sözü; sanatsal yeteneğinin yanısıra köyü, köylülüğü çok iyi bilen bilimsel dünya görüşüne sahip insanlar söyleyecekler. Tabii sanatsalla bilimsel arasındaki ilgi ve ayrımı gözden kaçırmaksızm.
Son olarak şunu söyleyeceğim: Edebiyatın halklaşmasında, toplumcu edebiyatın halkla bütünleşmesinde ve Türkiye'de bir okuyucu kuşağının oluşmasında önemli bir dönemeç olmuştur Köy Enstitüleri...(*)
(*) Köy Enstitülü sanatçıların ürünlerinin omurgasını köy ve köylü sorunları oluşturduğu için, bu nitelikteki her tür sanatsal çalışmayı tanımlayabilmek için sık sık «köy edebiyatı» terimini kullanıyoruz. Tek tek köy notu, köy hikâyesi, köy romanı vb. dememek için olumlu anlamda bunları karşılayan bu terimi kullanıyoruz. Yoksa bir şehir edebiyatı, köy edebiyatı ayırımı için değil...
Kaynak: http://e-kutuphane.egitimsen.org.tr/pdf/534.pdf
|
|