Nebi DADALOĞLU (Şair)
YAŞAM ÖYKÜM :
Bilinmez doğduğum yıllar Sığır güttüm bir zamanlar...
Babam gıtlık yılı, anam da Beyin gızının gelin olduğu yıl doğduğumu söylerler. İki yıl aşağı, üç yıl yukarı. Doğduğum yer, Pazarören'e bağlı Dadalı Uşağı, (Dabalan Uşağı, Alagazili, Gazi) köyü olarak anılır.
Babam Fakir Cuma Öz malı: Guyruksuz öküz, gulaksız eşşek Gavlanimş geçi, yoluk koyun Şal yorgan, ot döşşek İki parça bakır gap, Doktur görmeden öldü...
Üç yıl guzu, üç yıl davar, iki yıl da köyün sığırını güttükten sonra; Çukurova'nın Gızılomarlı köyünde babam dutma, analığım evdeci ben ise ağaların bövelek tutan öküzlerini güttüm.
Kurtuluşu Pazarören Köy Enstitüsü'ne girmekte buldum. Asarcık, Ağırnas, Reşadiye köylerinde Başöğretmenlik yaptım. Türkiye ve yurt, dışında çıkan olumlu dergilerde ve gazetelerde göründüm.
Gardaşlarım, Ellerimiz adlı iki şiir kitabım var. Öykü olarak «Anam Ağlar» yayımlanacak.
Gardaşlarım, Ellerimiz şiir kitapları ve «Ellerimiz» adlı plak ev aramalarda toplattırıldı.
Aynca ilkokullar için 'Dilbilgisi' kitabım var bir de. Ve okumayı söktüren, yediden yetmişe kadar herkesin severek okuduğu on çocuk öykü kitabım var. Adları: Ali ile Veli, Suna ile Kaya, Hasan ile Hüseyin, Allı ile Güllü, İbiş ile Memiş, Meyro ile Memo, Elif ile Şerif, Dudu ile Durdu, Aysel ile Veysel, Kemal ile Cemal'dir.
SANAT ANLAYIŞIM :
Emekçi gardaşlarımın dünya görüşü benim politik sanat çizgimdir. Çağını anlayan bir ozanın bu çizginin dışında kalması olanaksızdır. Günümüzde halk şiiri geniş halk yığınlarının bilinçlenmesini sağlayıcı ve onlara ses verici bir nitelikte olmalıdır. Halk ozanı halkın devrimci kavgasında halkla birlikte saf tutan ozandır. İşte benim sanat anlayışım.
ESERLERİ:
Şiir : Gardaşlarım (2. bas. 1968), Ellerimiz (1971), Gıllı Çarık
ELLERİMİZ
HANİ BENİM GANAT ÇIRPAN GUŞLARIM
Yaman çavdı yıldızlar, garanlığa yaman Sakınma otlardan, böceklerden, gurtlardan aman Ve ganat çırptı ak güvercinler, bölük bölük Kızılçulludan, Akçadağdan, Akpınardan, Aksudan!..
Yollara döküldü, Ayşeler, Fatmalar, Meyrolar, Memolar Omuzlarında gıl heybe, ayaklarında gıllı çarık Horona kalktılar Gocamüdürle, halka halka Pazarörende, Yıldızelinde, Beşikdüzünde, Düziçinde!..
Bentler çekildi, gayalar söküldü yerli yerinden Yarasalar uçamaz oldu, guzgunlar döndü havada Bir yıldız çavdı, bir yıldız çaydı, yüceden yüce Hasanoğlanda, Ortaklarda, Pulurda, Cılavuzda!..
Memedler «tuu!» deyince gazmalara Korkunç soludu, engerek yılanı korkunç Kırmızı güle geçince ovalar, güneş başkalaştı pırıl pırıl Savaştepede, Kepirtepede, Arif iyede, Çiftelerde!..
Gımıldadı Anadolu gımıl gımıl, hani benim ganat çırpan guşlarım Çiftliklerim, işliklerim, dersliklerim Hey Sisdağı, Sisdağı, gurulacaik horonlarım Gönende, Gölköyde, İvrizde, Diclede, Ernisde!..
ELLERİMİZ
Sizin eller tükenecek Bizim eller öpülecek!!!
Sizin elleriniz beyaz Gödek gödek, yuvak yuvak Gara bizim ellerimiz Boğum boğum, çatlak çatlak!
Sizin eller fink atıyor Bizim eller çark tutuyor Yer altında yer üstünde Gene hepsi bizim eller!...
Bizim ellere vurulur Gara gatran, sarı gma Sizin ellere sürülür Elvan elvan, türlü boya!...
Bizim eller üretiyor Sizin eller tüketiyor Bizim düzen de geliyor Tükenecek sizin eller.
MEMMEDİM HAYELLİYOR
Dedim, asgere gittin mi? Dedi geri cephelerde!!!
Bir göz odamızda onbeş horanta Gıç gıça, baş başa, ayak ayağa Oddöşşek, şalyorğan, garamı gara İnce tarlam, mor goyunum nerede?
Avradın elide nasırlı yara Ağlardan getirir beşon pangunuıt Birgün gözlerine çekmiş bir sürme Çifte davul, vurdurduğum nerede?
Gaçtım bizim köyün, kel ağasından Gizimi dağa, galdırdı diye Burada ağalar, daha başkaymış Ansalı, Meryemce acep nerede? Siperlerden fırlamıştım bir zaman Yemende, Kafkas'da, Çanakkale'de Çarığımın sırımını yiyerek Adalarım, Modalarım nerede?
GARDAŞLARIM
GERİLİĞE SAVAŞ BÖYLE BAŞLADI
Biz büyüttük, biz bitirdik Biz biliriz acısını...
Ak fistanlı, alaca mintanli; mor kadifeli Dudakları yalama, elleri kavrulmuş yarık Ayşeli, Fatmalı, Alili, Velili, Bozkırın ortasına otağ kurduk.
Biz kız - oğlan devrim marşları söyledik Elele, kolkola toprağa diz vurduk. Çingi taşa dinamit, kızgın demire balyoz Ak sıvalı binalar yükselttik.
Uğul, uğul, karınca gibi çalıştık İşlikte, çiftlikte, derslikte Yan aç, yarı tok, yarı susuz Dağbaşlarmda yüzbinlerce fidan diktik.
Gün oldu, karabulutlar uçuştu üstümüze - Obamızı, kendimizi, ocağımızı meh'rican çaldı. Yüreğiniz varsa, isterseniz ağlamayın Emmim kızıyla karşılıklı ağıt yaktık.
Ocaklarımızı söndürenin Ocakları sönsün!
Kaynak: Eğitim Sen YAZARLAR - OZANLAR ÜRÜNLER (İnceleme - Antoloji)
İSVEÇ'TEN ... Yitikler Üzerine ...
Nebi Dadaloğlu ile eşi Bahar Dadaloğlu Köy Enstitülü öğretmenlerimdi.
Ben, ne öğrendimse onlardan öğrendim.
Nebi öğretmenim, başında sürekli taşıdığı köylü kasketini ara sıra çıkardı mı, altından düzgün, geriye doğru taranmış, gür, siyah saçları görünürdü.
Beden eğitimi dersinde nefes nefese kaldığımızda:
“Çocuklar,yüz metreyi mi, yoksa bin metreye mi koşacaksınız? Eğer hedefiniz bin metre ise nefesinizi iyi ayarlamanız gerekir.Yoksa, yorulur, yollarda kalırsınız!” derdi.
Onun bu sözünü, zaman zaman, yaşantımın en kritik anlarında anımsadığım oldu...
Pazarören Avşarı Nebi ve Bahar Dadaloğlu, Köy Enstitüsünü bitirerek evlendikten sonra, kimsenin gitmek istemediği dağ köylerinde çalışmayı görev bilmişler. Düzdekileri eğitmenin nasıl olsa bir yolu bulunurdu.Önemli olan, aydınlatmanın ışığını kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerdeki çocuklara ulaştırmaktı.
...
Ankara Atatürk Lisesi’ne başladığım yıllarda onların izini yeniden bulmuştum.
Nebi Hocam, Ulus’ta, Demir İş Hanı’nda kurduğu Köyün Çocuğu adlı yayınevinde çocuk kitapları ve halk şiiri tarzındaki şiirlerini yayımlıyordu.
“Gardaşlarım”, “Gıllı Çarık” ve “Ellerimiz”, bu kitaplardan bazılarıydı.
12 Mart darbesinden sonra Nebi öğretmenim bu kitaplardan dolayı yargılanmış,ilgili mahkeme kitapların yakılmasına karar vermiş, bir meydanda üst üste yığılan “Ellerimiz”, “Gıllı Çarık” ve “Gardaşlarım” adlı kitapların elde kalan sayıları ateşe verilmişti..
...
Ali Haydar Nergis
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
23 Temmuz 2006
Kaynak: http://www.acikgazete.com/?action=journalist&aid=2063
|